ÇHD Susmadı, Susmayacak!
 

DARBEYE VE DİKTAYA KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE ÇAĞRISIDIR

çhd logoHalklarımız yaşamlarını, günlük geçimlerini sürdürebilmek için talep ve inançlarını dillendirebilmek istedikleri “yasaklı” sokak ve meydanlar şimdi sıkıyönetim koşulları altında. Şimdi yayınlanan her emir ve talimat, yapılacak olan her yeni yasal düzenleme ile halklarımızın sofrasına, hukukuna, yaşamına, kimliğine darbe inmektedir.

Bizler, her türlü darbe eylemine ve emekçilerin iradesini gasp eden darbe yönetimlerine karşıyız, mücadele içindeyiz. “Yurtta Sulh Konseyi” adıyla darbe girişiminde bulunanlar, açıkça NATO’ya bağlılık beyanında bulunan ve yıllardır, işçi eylemlerinde, doğaya sahip çıkma direnişlerinde, cezaevlerinde, Kürt illerinde ve Türkiye’nin emekçi semtlerinde devrimcilere ve halklarımıza yönelik silahlı saldırı ve katliamların faili olan, halkın ve emekçilerin düşmanı patronların bekçiliğini yapan paşalardır.

Ve tabii ki darbecilerin saldırısının demokrasiyi hedef aldığı söylemi koca bir yalandır. Zira ülkemizde bir demokrasi yoktur; halklarımızın iradesi on yıllardır, içinde askeri yapılanmaların, gerici siyasi çetelerin ve TÜSİAD – MÜSİAD gibi emek düşmanı sermaye güçlerinin olduğu bir avuç darbeci güç tarafından gasp edilmiştir.

Yaşananlar, halk ve emek düşmanı gerici bir yönetime karşı, başka bir gerici gücün eyleminden ibarettir, bir siyasi hesaplaşmadır. Darbe girişiminin ertesi günü, sadece darbeci askerlerin değil, önceden listeleri hazırlanmış, binlerce hâkim, savcı ve kamu görevlisinin tasfiyesi, bu hesaplaşmanın ve karşı darbenin açık göstergesidir. Her iki grup açısından da helikopterle taranarak katledilen yurttaşların ve boğazı kesilerek katledilen erlerin hiç bir değeri yoktur. Her iki güç açısından da NATO’ya, emperyalizme ve emek düşmanı sermaye güçlerine bağlılık esastır. Onlar için, emperyalizm ve siyonizmle imzalanan anlaşmaların mürekkebi, yurttaşlarımızın akan kanından daha değerlidir.

Hükümete destek için sokağa çıkan kitlelerin daha ilk günden demokratların, devrimcilerin bulunduğu, alevi yurttaşların yaşadığı mahallelere yönlendirilmeye çalışıldığı, yer yer emekçi mahallelere saldırılar düzenlendiği ortadadır. Bu durumun boyutlanarak tekrar etme tehlikesi de mevcuttur.

Bu itibarla bizler, halklarımızın iradesini gasp etmiş mevcut gerici ve baskıcı siyasal iktidara ve ona karşı harekete geçen darbeci girişimlere karşı olduğumuzu açıkça ifade ediyor; tüm insanlığa özgürlük, barış ve insanca yaşamayı ancak ezilen tüm toplumsal kesimlerin, işçi ve emekçilerin kendi mücadelesinin sağlayacağını biliyoruz. Devrimci, demokrat, yurtsever tüm muhalif güçlerin bir araya gelmesinin acil bir sorumluluk olduğunu hatırlatıyor, bu mücadelenin bir parçası olduğumuzu yineliyoruz.

 

ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ

GENEL MERKEZİ

 

Written by
No comments

LEAVE A COMMENT