ÇHD Susmadı, Susmayacak!
 

ELDH Suriye Bildirgesi

5AB_clip_image004

İNSANLIĞA KARŞI SUÇ İDDİASI HUKUKDIŞI ZOR KULLANARAK CEZALANDIRILMAMALIDIR

ELDH’nin Suriye’ye İlişkin Bildirisi

Demokrasi ve İnsan Hakları İçin Avrupa Avukatları (“ELDH” / The European Lawyers for Democracy and Human Rights), 18 Avrupa ülkesinden üyeleri ile, Suriye rejimine karşı Batı güçlerinin hukukdışı zor kullanma önerisine tamamıyla karşıdır.

ABD Hükümeti, (iddiaya göre kimyasal silahlarla) çok sayıda sivili öldüren Suriye Hükümeti’nin “kırmızı çizgiyi” aştığını ve bu nedenle cezalandırılması gerektiğinin gösterilmesi gibi göstermelik bir amaç ile sivillerin ölümüne yol açacak olan Suriye’ye karşı askeri eylem çağrısına önderlik etmektedir.

Britanya Parlamentosu’na yeniden çağrı yapıldı ve 29 Ağıstos 2013 tarihli oylamada, Parlamento Birleşik Krallık’ın zor kullanımına karşı oy verdi ve Libya’da olduğu gibi sivillerin korunması amacına dayanan hükümetin “insani müdahale” mazeretini geri çevirdi. ELDH bu durumun “insani müdahale” diye adlandırılan doktrinin hukuksallığına ilişkin kuşkuların daha da artması ile sonuçlandığını belirtir.

Fransa Başkanı ABD’nin konumunu desteklemeye devam ediyor.

Ancak, ABD, Birleşik Krallık ve müttefikleri bakımından misillime amaçlı askeri saldırı tehdidinde ve/veya uygulamasında bulunmak Birleşmiş Milletler Şartı’nın bariz ihlalini oluşturur. Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2/4 maddesi, bir ülkenin uluslararası ilişkilerde hem zor kullanmasını hem de zor kullanma ile tehdit etmesini hukukdışı olarak tanımlar. Şart uyarınca zor kullanımının hukuksal olduğu tek hüküm, saldırıya uğraması ya da VII. Bölüme göre Güvenlik Konseyi’nden yetki alması durumunda devletin kendisini savunmak için zor kullanmasına izin veren 51. maddede yer alır. ABD, Birleşik Krallık ve müttefikleri Suriye tarafından saldırıya uğramamıştır ve bu aşamada Güvenlik Konseyi’nin güç kullanma yetkisini vermeyeceği kuvvetle ihtimaldir. Libya’ya karşı güç kullanımın destekleyen Rusya, Güvenlik Konseyi talimatının ABD, Birleşik Krallık ve Fransa tarafından kötüye kullanıldığını ve Suriye ile ilgili Birleşik Krallık tarafından sunulan benzer bir çözüm kararı teklifini kabul etmeyeceğini, haklı olarak değerlendirmiştir.

ABD ve uluslararası toplum Suriye’deki krizi sonlandırabilecek barış çabalarını teşvik etmek için yapıcı adımlar atmamıştır. Güçlü bölgesel devletler bunun yerine, yalnızca jeopolitik kaygıları gözeterek, ileriki müzakerelerde kendi “tarafına” daha güçlü bir el sağlamak için temsili savaşı sürdürmüşlerdir. Siyasi ve ekonomik sorunlara yönelik “askeri çözümlerin” hiçbir şeye çözüm olmadığı sonucu yeniden görünmektedir. Bu arada dini gruplar arasındaki düşmanlık öylesine arttı ki, birinin diğerini şeytanlaştırması soykırım için bereketli bir zemin ve “eli kanlı” hiç kimse ile müzakere etmemek için mazeret hazırladı.

ELDH, uluslararası hukuka göre Suriye’de yaşandığı gibi bir iç savaşın koşulları ne olursa olsun herhangi bir müdahalenin olmaması gerektiği yönünde ısrarcıdır. Mevcut çatışmanın iki buçuk yıl boyunca sürmesinin sebebi, en başından beri birkaç Orta Doğu ülkesinin ve ABD ile Rusya’nın “isyancıları” ya da hükümeti destekleme amaçlı yaptıkları müdahalelerdir.

Sinir etmenleri gibi kimyasal etmenlerin Suriye’de kullanıldığı kanıtlanırsa ELDH Suriye’de herhangi bir tarafın herhangi bir türde kimyasal silah kullanımını kınar. ABD’nin “Esad’ın bu silahları kullandığından biraz şüpheleniyoruz” açıklamasına rağmen, Esad rejimine karşı ABD müdahale etmesi için “isyancıların” zemin oluşturmaya çalıştığına dair gerçek bir ihtimali gözlemleyen uzmanlar kayda değer şüphelerini ifade etmiştir. Hatırlanacaktır ki, BM Suriye’ye Dair Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu üyesi Carla del Ponte, Mayıs 2013’te, mağdurların ifadelerine göre son olayda Suriye’de Serin sinir gazı kullanan tarafın Suriye Hükümeti’nin değil isyancıların olduğunu açıklamıştır.

İnsanları öldüren ve sakatlayan kimyasal silahlar hukukdışıdır ve kullanılması savaş hukukuna aykırıdır. Kimyasal ve zehirli silahların ilk kez yasaklandığı 1899 ve 1907 Lahey düzenlemeleri ve antlaşması ile başlayan sürecin sonrasında 1925 Cenevre Protokolü ve Kimyasal Silahlar Sözleşmesi ile bu tür silahların hukukdışılığı yeniden düzenlenmiştir. Kimyasal silahların kullanımı savaş suçudur. ELDH bu silahları kullanmanın, kullananlar bakımından cezai sorumluluğu doğurduğunu kabul eder.

Kimyasal silahların kullanımına son vermenin yolu, uluslararası teamül hukukunun bir normu haline gelmiş olan ve Uluslararası Ceza Mahkemesi statüsünde yer alan kimyasal silah yasağını gerçek anlamda etkin kılmaktır.

ELDH,

– yalnızca Suriyeli insanların mevcut çatışmayı, eğer isterlerse, uluslararası toplumun diplomatik yardımı aracılığı ile, başlatabilecekleri ve  sonlandırabilecekleri,

– herhangi bir müdahale ya da tehdit ya da zor kullanımının, BM Güvenlik Konseyi tarafından yetkilendirilmedikçe, hukukdışı olduğu

– mevcut çatışmanın herhangi bir tarafına her tür müdahaleye ve desteğe bir an önce son verilmesi gerektiği

hususlarında ısrarcıdır.

 

Share Post
No comments

LEAVE A COMMENT