ÇHD Susmadı, Susmayacak!
 

Her Yer Taksim, Her Yer Direniş

Basına ve Kamuoyuna
Bu sabah Gezi Direnişine Devlet kuvvetlerinin saldırısı ile uyandık. Siyasi iktidar, 14 gündür devam eden direnişi kırmak için gözü dönmüş bir şekilde şiddet uyguladı. Atatürk Kültür Merkezi’ne asılan pankartlar söküldü. Halka kimyasal bombalar atıldı, su sıkıldı ve Sosyalist Demokrasi Partisi basılarak üyeleri gözaltına alındı.
Sabah saatlerinde devletin uyguladığı şiddeti protesto etmek için İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde kendiliğinden başlayan eyleme, başta yönetici ve üyelerimiz olmak üzere bir çok avukat meslektaşımız destek vermiştir. Önce Özel Güvenlik daha sonra Polis, Çağlayan adliyesinde toplanan avukatları ablukaya almış, avukatlarla devletin özel/kamusal kuvvetleri arasında tartışma çıkmış ve 2 meslektaşımız gözaltına alınmıştır. Avukatların, gözaltına alınan meslektaşlarının derhal serbest bırakılması için başlattığı oturma eylemine, İstanbul Polisi gaz sıkarak müdahale etmiş ve adliye içerisinde oturan avukatları yaka paça alarak darp etmiştir. Bu saldırı sonrasında 49 avukat arkadaşımız Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne götürülmüştür.
Öncelikle şunu belirtmek isteriz; Gezi Direnişine yapılan saldırı ile avukatlara yapılan saldırının zihniyeti, failleri ve amacı aynıdır. Temel hak ve özgürlük mücadelesi yürüten birey, Kurum, Örgüt ne varsa bu gün siyasal iktidarın hedefindedir. Derneğimize, üyelerimize ve meslektaşlarımıza yapılan saldırının amacı direnişi kırmaktır. Devlet, halkı meydanlardan, kamusal alanlardan süpürmeye yok etmeye çalışmaktadır. Ancak biz, Siyasal İktidara buradan sesleniyoruz, asla başaramayacaksınız. Bu gayretinizden vazgeçin. Tarihin hiçbir döneminde başarılamayanı sizler de başaramayacaksınız.
Diğer yandan bu gün aldığınız üyelerimiz ve meslektaşlarımıza gelince;
avukatlar adliyede demokratik haklarını kullanmışlardır. Adliye içerisinde oturma ve alkışlama eylemi yapmak meşrudur ve engellenemez. Kamu hizmeti yürüten avukatların, mesleki faaliyetlerini yürüttükleri adliye binasından cübbeleriyle yerlerde sürüklenerek çıkarılmaları kabul edilemez.
Söz konusu saldırılar, gerek ulusal gerekse de uluslar arası mevzuata aykırıdır. Avukatlık Kanunun 58 ve 61 maddeleri son derece açıktır. Ağır Cezalık suçüstü halleri dışında hiç bir avukatı gözaltına alamayacağınız gibi üstünü dahi arayamazsınız. Üstelik Adalet Bakanlığı soruşturma izni vermeden bir avukatın ifadesini alamayacağınızı çok iyi biliyorsunuz.
Şu anda elinizde tuttuğunuz avukatların tamamı direnişin rehineleridirler. Tüm çabanız, halklarımızı avukatsız bırakmaktır. Hedefinizi 18 Ocak’ta Derneğimize yaptığınız Operasyondan ve tutukladığınız 9 arkadaşımızdan biliyoruz.
Ancak sizler de şunu bilin ki, sokaklarımız, direnişçilerimiz asla ve asla avukatsız kalmayacaktır. Bizzat Derneğimiz ve bir çok onurlu meslektaşımız olduğu sürece başaramayacaksınız.
Buradan İktidara sesleniyoruz. Elinizde rehine olarak tuttuğunuz avukatları derhal serbest bırakın. Daha fazla suç işlemeyin. Bizleri mücadelemizden yıldıramayacaksınız.
Devrimci Avukatlara Özgürlük!
Baskılar Bizi Yıldıramaz!
Her Yer Taksim, Her Yer Direniş.
ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ

Share Post
Written by
No comments

LEAVE A COMMENT