ÇHD Susmadı, Susmayacak!

Taksim Direnişi sürüyor. ÇHD Kızılay’da gözaltıları protesto etti

8-IMG_3457_800_x_534Öncelikle şunu belirtmek isteriz; Gezi Direnişine yapılan saldırı ile avukatlara yapılan saldırının zihniyeti, failleri ve amacı aynıdır. Temel hak ve özgürlük mücadelesi yürüten birey, Kurum, Örgüt ne varsa bu gün siyasal iktidarın hedefindedir. Derneğimize, üyelerimize ve meslektaşlarımıza yapılan saldırının amacı direnişi kırmaktır. Devlet, halkı meydanlardan, kamusal alanlardan süpürmeye yok etmeye çalışmaktadır. Ancak biz, Siyasal İktidara buradan sesleniyoruz, asla başaramayacaksınız. Bu gayretinizden vazgeçin. Tarihin hiçbir döneminde başarılamayanı sizler de başaramayacaksınız.

Taksim Direnişi sürüyor. ÇHD Kızılay’da gözaltıları protesto etti

 

Bugün sabah erken saatlerde İstanbul’da devletin silahlı güçlerinin “Taksim Meydanını afiş ve pankartlardan temizlemek” bahanesiyle saldırısı ilk etapta 70 SDP’linin, devamında ise bu saldırıyı Çağlayan Adliye Sarayında protesto eden 74 ÇHD üyesi avukatın gözaltına alınmasıyla sonuçlandı.

Polisin ilerleyen saatlerde geri çekilmesi ve belirli bir sonra yeniden saldırıya geçmesi Taksim ve civarındaki hareketliliği yeniden artırdı. Akşam saatlerinde de devam eden saldırıya karşı direniş sürüyor. Çok sayıda yaralının olduğu, yine yaygın gözaltıların yaşandığı haberleri geliyor. Bu arada gözaltına alınan ÇHD üyesi avukatlar günün ilerleyen saatlerinde serbest bırakılmış durumdu.

İstanbul’da bugün yoğun bir şekilde yaşanan saldırı ve gözaltılar Ankara’da öğle saatlerinde protesto edildi. Kızılay İnsan Hakları Anıt1BA_1-IMG_3436ı önünde gerçekleşen basın açıklamasını SDP Yöneticisi Cengiz GÜLTEKİN yaptı. Basın açıklaması sonrasında ise oturma eylemi gerçekleştirildi. Halkı saat: 16:00’da Kızılay’da buluşmaya çağıran Kızılay Direniş Komitesi daha sonra DİSK, KESK, TTB ve TMMOB yerel örgütlerinin saat: 19:00’da Güvenpark’ta basın açıklaması kararına uygun olarak değiştirdi ve 16:00’da ki çağrısını 19:00’a aldığını bildirdi.

İstanbul Taksim’de gün boyu süren saldırılar pek çok kurum tarafından yapılan basın açıklamalarıyla kınandı. TTB’ye bağlı İstanbul Tabip Ortası’nda gün ortasında yaptığı açıklamada; “HÜKÜMETE ACİL KODUYLA ÇAĞRIMIZDIR… GAZI KES DEMOKRASİYİ AÇ” dedi.

“Taksim meydanını afiş ve pankartlardan temizlemek” amacıyla yapıldığı açıklanan polis müdahalesi; meydandan itibaren kilometreleri bulan alanda evinde yatan kalp hastası, bebek, astımlı hasta, çocuk, genç tüm vatandaşların mahallelerinde hatta kendi evlerinde yoğun gaz soluduğu bir atmosfer yaratmıştır” denilen açıklamada, geniş halk kitlelerini etkileyen biber gazı ve benzeri kimyasal silahların kullanımına hemen son verilmesi istendi.

Başta emniyet müdürü, vali ve hükümetten toplumun tümünü etkileyen bu zehirleri kullanmaktan vazgeçilmesi konusunda uyaran İstanbul Tabip Odası, polisin sabah saatlerinde başlattığı ve gün boyunca süren operasyonun ilk 3 saatinde ki bilançonun bile son derece ürkütücü ve acı sonuçlarla dolu olduğuna işaret etti.

Halkı Taksim Gezi Parkı’na desteğe, gönüllü hekimleri ve sağlık çalışanlarını ilk yardım için Taksim TMMOB Makine Mühendisleri Odası’ndaki İstanbul Tabip Odası Revirine çağıran İstanbul Tabip Odası, başta hükümet olmak üzere tüm yetkilileri sağduyuya çağırarak vicdanlarının sesini dinlemeye davet etti.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı’ndan yapılan yazılı açıklamada ise, “GÖZ YAŞARTICI KİMYASALLARIN KULLANIMINA SON VERİN! GÖZALTINA ALINANLARI SERBEST BIRAKIN!” denildi. Açıklama şöyle sürüyor;

“11 Haziran 2013 günü sabah saatlerinde Taksim Meydanında ve Gezi Parkında devam etmekte olan protestolara yönelik kolluk kuvvetlerinin sert müdahalesini, temel hak ve özgürlüklere vahşice saldırısını, avukatların ve hedef gösterilen siyasi parti binasında göstericilerin gözaltına alınmasını kınıyoruz.

Siyasal iktidarı yaşam hakkı ve işkence yasağını pervasızca çiğnemekteki ısrarından vazgeçmeye çağırıyoruz.

Biliniz ki; hukuku askıya aldığınız sürece talimatını verdiğiniz vahşet sizi de bulacaktır. Biz TİHV olarak işkence görenlerle dayanışmaya devam edeceğiz. Temsilciliklerimizin kapıları her zaman açıktı, açık olacak.”

ÇHD, İstanbul’da yaşanan saldırıları protesto etmek için saat: 18:30’da İnsan Hakları Anıtı önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. “AVUKATLARA VE HALKA YÖNELİK POLİS TERÖRÜNE SON” yazılı pankart açılarak yapılan basın açıklamasında, Ankara Emek ve Demokrasi Güçlerinin de destek verdiği görüldü.

ÇHD adına Ankara Şube Başkanı Murat YILMAZ tarafından yapılan açıklamanın tamamı şöyle;

“Bu sabah Gezi Direnişine Devlet kuvvetlerinin saldırısı ile uyandık. Siyasi iktidar, 14 gündür devam eden direnişi kırmak için gözü dönmüş bir şekilde şiddet uyguladı. Atatürk Kültür Merkezi’ne asılan pankartlar söküldü. Halka kimyasal bombalar atıldı, su sıkıldı ve Sosyalist Demokrasi Partisi basılarak üyeleri gözaltına alındı.

Sabah saatlerinde devletin uyguladığı şiddeti protesto etmek için İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde kendiliğinden başlayan eyleme, başta yönetici ve üyelerimiz olmak üzere birçok avukat meslektaşımız destek vermiştir. Önce Özel Güvenlik daha sonra Polis, Çağlayan adliyesinde toplanan avukatları ablukaya almış, avukatlarla devletin özel/kamusal kuvvetleri arasında tartışma çıkmış ve 2 meslektaşımız gözaltına alınmıştır. Avukatların, gözaltına alınan meslektaşlarının derhal serbest bırakılması için başlattığı oturma eylemine, İstanbul Polisi gaz sıkarak müdahale etmiş ve adliye içerisinde oturan avukatları yaka paça alarak darp etmiştir. Bu saldırı sonrasında 49 avukat arkadaşımız Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne götürülmüştür.

Öncelikle şunu belirtmek isteriz; Gezi Direnişine yapılan saldırı ile avukatlara yapılan saldırının zihniyeti, failleri ve amacı aynıdır. Temel hak ve özgürlük mücadelesi yürüten birey, Kurum, Örgüt ne varsa bu gün siyasal iktidarın hedefindedir. Derneğimize, üyelerimize ve meslektaşlarımıza yapılan saldırının amacı direnişi kırmaktır. Devlet, halkı meydanlardan, kamusal alanlardan süpürmeye yok etmeye çalışmaktadır. Ancak biz, Siyasal İktidara buradan sesleniyoruz, asla başaramayacaksınız. Bu gayretinizden vazgeçin. Tarihin hiçbir döneminde başarılamayanı sizler de başaramayacaksınız.

Diğer yandan bu gün aldığınız üyelerimiz ve meslektaşlarımıza gelince; avukatlar adliyede demokratik haklarını kullanmışlardır. Adliye içerisinde oturma ve alkışlama eylemi yapmak meşrudur ve engellenemez. Kamu hizmeti yürüten avukatların, mesleki faaliyetlerini yürüttükleri adliye binasından cübbeleriyle yerlerde sürüklenerek çıkarılmaları kabul edilemez.

Söz konusu saldırılar, gerek ulusal gerekse de uluslar arası mevzuata aykırıdır. Avukatlık Kanunun 58 ve 61 maddeleri son derece açıktır. Ağır Cezalık suçüstü halleri dışında hiç bir avukatı gözaltına alamayacağınız gibi üstünü dahi arayamazsınız. Üstelik Adalet Bakanlığı soruşturma izni vermeden bir avukatın ifadesini alamayacağınızı çok iyi biliyorsunuz.

Şu anda elinizde tuttuğunuz avukatların tamamı direnişin rehineleridirler. Tüm çabanız, halklarımızı avukatsız bırakmaktır. Hedefinizi 18 Ocak’ta Derneğimize yaptığınız Operasyondan ve tutukladığınız 9 arkadaşımızdan biliyoruz.

Ancak sizler de şunu bilin ki, sokaklarımız, direnişçilerimiz asla ve asla avukatsız kalmayacaktır. Bizzat Derneğimiz ve bir çok onurlu meslektaşımız olduğu sürece başaramayacaksınız.

Buradan İktidara sesleniyoruz. Elinizde rehine olarak tuttuğunuz avukatları derhal serbest bırakın. Daha fazla suç işlemeyin. Bizleri mücadelemizden yıldıramayacaksınız.

Devrimci Avukatlara Özgürlük! – Baskılar Bizi Yıldıramaz! – Her Yer Taksim, Her Yer Direniş.” 11 Haziran 2013

Yılmaz Kızılırmak

Share Post
Written by
No comments

LEAVE A COMMENT