ÇHD Susmadı, Susmayacak!
 

TEKİRDAĞ F TİPİ HAPİSHANESİNDE BASKILAR SÜRÜYOR TUTUKLULAR AÇLIK GREVİNDE

 

header6-cropBASINA VE KAMUOYUNA

TEKİRDAĞ F TİPİ HAPİSHANESİNDE BASKILAR SÜRÜYOR

TUTUKLULAR AÇLIK GREVİNDE

 

24 Şubat 2014 Pazartesi günü Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Hapishanesinde 21 tutuklu ve hükümlü hapishanedeki baskı koşullarını ortadan kaldırmak adına süresiz/dönüşümsüz açlık grevine başlamışlardır. Açlık grevinin 4. gününde Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi olarak süresiz/dönüşümsüz açlık grevinde olan 21 tutuklu ve hükümlüden 12’si ile görüşmüş bulunmaktayız. Görüşmelerimiz neticesinde gerek hapishane koşulları ve gerek açlık grevine başlayan tutukluların talepleri ile ilgili bilgileri aşağıda kamuoyunun ilgisine sunuyoruz.

I-                    GENEL DURUM

Açlık grevinde olan tutsakların çoğunluğu hükümlüdür ve Tekirdağ F Tipi Hapishanesine özgü olarak toplamda üç kez avukat ile görüşebilmektedirler. Tutuklular, açlık grevinin talepleri kabul edilinceye kadar süreceğini ifade etmişlerdir. Açlık grevine başlamadan önce hapishane müdürüyle, cezaevi savcısıyla görüşmek istemiş iseler de bu talepleri yerine getirilmemiş ne hapishane müdürü ne de savcı ile görüşebilmişlerdir.

aclikAçlık grevine başladıkları ilk gün (Pazartesi) tutsakların taleplerinden biri yerine getirilmiş ve günde iki kez ve birer saat olmak üzere sıcak su verilmeye başlanmıştır. Ancak bunun dışında kendileriyle talepleri konusunda hiçbir görüşme gerçekleşmemiştir.

II-                  SÜRESİZ/DÖNÜŞÜMSÜZ AÇLIK GREVİ NEDEN BAŞLADI?

Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Hapishanesindeki 12 tutuklu ile yaptığımız görüşmelerde; diğer F Tipi Hapishanelerde karşılaşılmayan birçok keyfi uygulama olduğunu, bu keyfi uygulamaların bir cezaya dönüştüğünü, sistematik baskı olduğunu, sahip olunan hakların bir tür sindirme aracı olarak kullanıldığını, yine aynı şekilde tutukluların ekonomik sıkıntılarının bir sindirme aracı olarak kullanıldığını, tutuklu ve hükümlülerin sahip oldukları hakların dahi şart koşularak kullandırıldığını öğrenmiş bulunmaktayız. Açlık grevine yol açan ve aynı zamanda tutukluların taleplerinin içeriğini de oluşturan ihlaller aşağıda sıralanmıştır:

–          Tehdit ve sistematik baskı uygulanmaktadır.

–          Tutukluların kaldıkları hücreler, hapishane idaresi tarafından zorla ve keyfi şekilde değiştirilmektedir. Buna karşılık hücre değiştirme talebi tutuklulardan geldiğinde ise bu talepleri karşılanmamaktadır. Örneğin; aynı hapishanede kalan iki kardeş aynı hücrede kalmak istemelerine rağmen biraraya getirilmemektedirler. Zorla hücre değişimlerine itiraz eden tutukluların sürüklenerek yeni hücrelerine götürüldükleri beyan edilmiştir.

–          Tutukluların satın aldığı televizyon ve buzdolabı gibi eşyalar tutuklulardan biri adına kaydedilmektedir. Eşyaların adına kayıtlı olan tutuklu başka bir hücreye gittiğinde veya zorla yeri değiştirildiğinde ise eşyalar hücreden çıkarılmaktadır. Başka deyişle bu gibi eşyalar, hücreye değil kişilere verilmektedir. Yine sürgün sevkle Tekirdağ F Tipine gelen tutuklulara televizyon, buzdolabı gibi eşyaları verilmemiştir. Cezaevi yönetimi, bu eşyaların İdareye hibe edilmesini istemiştir. Bu yolla tutuklulara eşyaları satın almak dayatılmaktadır. Bu da ciddi ekonomik sıkıntılar yaratmaktadır.

–          “Baskın arama” tabir edilen ani baskınlarla tutukluların kaldıkları hücreler keyfi şekilde aranmaktadır. Bu aramalar sırasında tüm notlara, el yazmalarına el konmaktadır. Örnek olması açısından kitaplardan alınan notlara, kitap hakkında toplatma kararı olmasa bile “tehlikeli” denilerek el konulmaktadır.

–          Tutukluların infazları sudan sebeplerle yakılmaktadır. Birçok tutuklunun infazı yanmıştır. Bu şekilde şartlı salıverilme hakları keyfi disiplin cezalarıyla engellenmiş durumdadır.

–          Onur kırıcı üst araması dayatılmaktadır. Örnek olması açısından; hücresinden avukat görüş odasına gelinceye kadar tutuklu iki kez aranmaktadır. Aynı şey telefon görüşmesi yapmak için çıkarıldığında da yaşanmaktadır. Sürekli izlenen ve denetlenen hapishanede bu kadar sıklıkla üst araması yapılması tutuklular tarafından onur kırıcı arama olarak değerlendirilmektedir. Yine hapishaneye ilk girişte çıplak arama yapılmaktadır. Buna karşı çıkan tutuklulara disiplin cezası verilmektedir.

–          Tutuklular, hapishane birinci müdürü ile hiçbir şekilde görüşemediklerini bunun yerine ikinci müdür olan Ali Haydar Ak’ın sıklıkla hücrelere gelerek tutuklularla görüştüğünü beyan etmişlerdir. Hapishane idaresi tutukluların temsiliyetini kabul etmemektedir. Bu durum, çözülmesi gerekli en öncelikli sorun olarak değerlendirilmektedir.

–          Hapishanede, tutuklu/hükümlü ayrımı yapılmakta; yine, yaş durumuna göre bir sınıflandırma yapılmaktadır. Tutuklular sadece tutuklu olanlarla, hükümlüler de sadece hükümlü olanlarla sohbet haklarını kullanabilmektedirler. Yine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan üç kişi aynı anda havalandırmaya çıkarken, birlikte sohbete çıkarılmamaktadırlar.

–          Aile ziyaretlerinde kadın ve çocukların onursuzca arandıklarını beyan etmişlerdir.

 

–          Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlüler aile görüşlerinde aile bireyleriyle aynı anda topluca değil, teker teker, önce biri, ardından diğeri küçük bir odada sırayla görüştürülmektedirler.

 

–          Tutuklular görüşçülerini değiştirememektedirler.

 

–          Mektupları engellenmektedir.

 

–          Sosyalist basına ulaşmaları engellenmektedir.

 

–          Dış dünya ile yeterli iletişim kurmaları engellenmektedir. Tutukluların takip etmek istedikleri televizyon kanalları yerine örneğin BEREKET TV gibi tarımla ilgili televizyon kanalları ya da avcılıkla ilgili televizyon kanalları gösterilmektedir.

 

–          Tutukluların dilekçeleri keyfi şekilde yanıtsız bırakılmakta ya da kaybedilmektedir.

 

–          Tutuklular, yemeklerin son derece kötü ve besin değerinin yetersiz olduğunu beyan etmişlerdir.

 

–          Tutuklulara boya kalemleri verilmemektedir.

 

 

III-                TUTUKLULARIN TALEPLERİ

 

Açlık grevine başlayan tutukluların 20 maddeden oluşan taleplerini aşağıda aktarıyoruz:

1-      Temsilcilik kurumu tanınmalıdır.

2-      Zorla yer değişikliği yapılmamalıdır.

3-      Sohbet grupları idare tarafından belirlenmemeli, tutsakların talepleri doğrultusunda belirlenmelidir.

4-      Hücre baskınlarından vazgeçilmeli, yazılara, notlara el konulmamalıdır.

5-      Mektup ve yayınlar engellenmemelidir.

6-      Hücreler arasında kitap-dergi alış verişi yapılabilmelidir.

7-      Hücre cezalarıyla infaz yakma işlemine son verilmelidir.

8-      Diğer hapishanelerden getirdikleri eşyaların idareye hibe edilmesi istenmemelidir.

9-      Tutuklu/hükümlü, genç/yaşlı ayrımına ve bunlar arasındaki tecrite son verilmelidir.

10-  Telefon görüşmeleri hafta sonuna alınmalıdır.

11-  Depoda bulunan televizyon, buzdolabı gibi eşyalar ihtiyacı olan tutsaklara verilmeli, idareye hibe etme şartı aranmamalıdır.

12-  Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan tutsaklar havalandırma şartı aranmaksızın ortak alanlara çıkarılmalıdır.

13-  Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan tutsakların görüşçülerinin görüş odasına tek tek alınmasına son verlmelidir.

14-  Hapishaneye kabul sırasında çıplak aramaya son verilmelidir. Kadın ve çocuklara yönelik onursuz aramaya son verilmelidir.

15-  Ziyaretçilerin başkalarına eşya yatırması engellenmemelidir.

16-  Mazgaldan görüşme yapılmasına ve savunma alınmasına son verilmelidir.

17-  Televizyon kanalları tutsakların isteği doğrultusunda belirlenmelidir.

18-  Kantindeki çeşitler arttırılmalı, boya kalemi yasağına son verilmelidir.

19-  Temizlik malzemesi dağıtılmalı ve günde en az 1 saat sıcak su verilmelidir.

20-  Dilekçelerin kaybedilmesine son verilmeli, ilgili yere ulaşması garanti altına alınmalıdır.

Sonuç itibariyle Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Hapishanesindeki mevcut sorunlar gelinen aşamada kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır. Siyasi tutukluların başlatmış oldukları açlık grevi kapsamındaki tüm talepleri vakit kaybedilmeden kabul edilmelidir. Bu kapsamda olmak üzere Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Hapishanesinde yaşanılacak tüm olumsuzluklardan hapishane idaresi sorumlu olacaktır. Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi olarak sürecin yakın takipçisi olacağımızı belirterek, tüm kamuoyunu konuya duyarlı olmaya çağırıyoruz. 03.03.2014

 

 

                                                            Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi

 

                                        

Share Post
No comments

LEAVE A COMMENT